![]() |
||||||
|
||||||
Bu senaryo Bodrumlife Publications tarafından Lagina; Hekate’nin bugün bilinen en önemli tapınağının olduğu, en eski ve yaygın olarak tapınıldığı yer olan Karya’daki Stratonikeia kentinin resmi dinsel alanıdır. Adı, günümüze hâlâ bazı yerlilerince söylenen “Leyne” adıyla ulaştı. Ancak yakın zaman önce Leyne’nin adı Turgut olarak değiştirildi. Bölgenin bilinen en önemli dinî merkezi olan Lagina’da yerleşim M.Ö. 3000 lere kadar uzanır. Ancak, Lagina kutsal alanı hakkında bilgilerimiz, Stratonikeia kentinin kurulmasından ve Lagina’nın o kente bağlı bir tapınak yeri hâline gelmesinden, özellikle de şimdi kalıntıları görülen Hekate Tapınağı’nın yapılmasından sonraki döneme aittir. Burada ilk araştırma 1743’te Richard Pockocke tarafından gerçekleştirildi. Daha sonra 1891 yılında Türk müzeciliğinin kurucusu sayılan Osman Hamdi Bey kazı çalışmalarını başlattı. Bu kazılar ülkemizde Türkler tarafından gerçekleştirilen ilk arkeolojik kazı özelliğini taşır. Uzun bir aradan sonra 1967-1970 yıllarında Prof. Dr. Yusuf BOYSAL tarafından kazı ve araştırmalar yapılmış, 1993 yılından günümüze kadar olan dönemde Prof. Dr. Ahmet A. TIRPAN başkanlığında çalışmalar sürdürülmüştür. Yapılan kazılarda ortaya çıkan çok sayıda önemli kalıntı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde, Turgut Müze Evi’nde, Milas ve Muğla Müzelerinde sergilenmektedir. Tanrıça Hekate’nin Lagina’da bulunan tek vücutlu, tek başlı heykeli yine Turgut Beldesinde Belediye Binası önünde yer alır.
“Ben her şeyin doğal annesi, bütün öğelerin sahibesi ve yöneticisi, bütün dünyalarda insan neslini başlatan, kutsal güçlerin reisi, cehennemdeki her şeyin kraliçesi, cennette yaşayanların önde geleniyim. Bütün Tanrıların ve Tanrıçaların göründüğü tek biçim benim. Gökyüzünün gezegenleri, denizlerin bütün rüzgarları, ve cehennemin acıklı sessizliği benim irademle idare edilir. Tüm dünyada değişik biçimler, farklı gelenekler ve bir çok adlar altında anılan benim adımdır, tapınılan benim kutsal varlığımdır. İnsanların ilki olan Frigler bana Pessinus Tanrılarının anası, kendi topraklarından çıkan Atinalılar Minerva, denizle çevrilmiş Kıbrıslılar Venüs, yay taşıyan Giritliler Diana, üç dil konuşan Sicilyalılar korkunç Proserpine, Elevsisliler eski Tanrıçaları Ceres, bazıları Juno, başkaları Bellona, başkaları Hekate, Ramnusie, her türlü eski öğretinin ustası olan ve bana doğru dürüst törenlerle tapınan Mısırlılar beni doğru ve en eski adımla Kraliçe İsis diye adlandırırlar.” Hekate’den bahseden ilk yazılı kaynak Hesiodos’un Thegonia adlı eseridir. M.Ö.7oo lü yıllarda İzmir Aliağa yakınlarındaki Kyme kentinden Antik Yunanistan’ın Askra kentine göç eden bir ailenin oğlu olan Ozan Hesiodos, Yunan tanrılarının doğuşunu, tanrı soylarının ve kuşaklarının birbirini izleyip gelişmelerini anlatır Thegonia’da; “Her şeyden önce Kaos vardı” der. Hekate, titanlar arasında güneş soylular diye anılır. Koios ile Phoibe’nin iki kızları olur: Birisi Leto, ki Apollon ile Artemis’in anasıdır, diğeri Asterie. Asterie, Perses ile birleşip Hekate’yi doğurur. Phoibe Koios’la gerdeğe girdi
Hekate’nin bir Yunan Tanrıçası olup olmadığı da tartışmalıdır. Yunan mitolojisine sonradan adapte edildiği görüşü yaygındır. Yunan mitolojisinde Demeter, Persefon, Hekate mitosu dışında Hekate, yalnızca tanrılarla titanların savaşında Amazonlarla beraber Zeus’a yardım ederken görülür. Bergamadaki Zeus Atları bunun en güzel örneklerinden biridir… Hekate’nin sözcük yapısı Grekçeye uymaz. Karya Bölgesine özgü bir sözcüktür… Karyalıların diline, Mısır’da paralı askerlik yaparken görüp etkilendikleri ebe Tanrıça Hekat’tan dolayı girdiği sanılır. Mısırlı ebe tanrıça Hekat’ın kökeni Mısır anaerkil dönemlerindeki klanın bilge kadını “Heq” e uzanır. Hekate sözcügü: “İradesini hakim kılan” en çok kabul görenidir. “Çok uzakta olan” ve “en parlak olan” anlamlarını da içerir. Kayra kralı Mozolos’un babası olan Hekatomnos’un adının anlamı: “Hekate Tapınağı insanı, hizmetkârı” dır. M.Ö.81.yy.dan itibaren Lagina’da her dört yılda bir Hekatesia – Romaia Festivali yapılır, Fakat Hekatesia töreni her yıl kutlanmaya devam ederdi. Diğer bir adıyla “anahtar taşıma festivali”nde tapınağın anahtarı bir alay halinde yürünerek Stratonikeia’ya götürülür ve geri getirilirdi. Bu gelenek, Hekate’nin yeraltı dünyasının anahtarını elinde tuttuğu inancından kaynaklanırdı. Bu inanca göre Hekate, ölüler diyarının kapısını koruduğu gibi, yeryüzündeki bütün kapıların da koruyucusudur. Bela ve felaketin evlerden uzak olması için, kapıların önüne Hekate sunakları dikilirdi. Ölülerin ruhlarını teslim alan Hekate, mezarlıkların da sahibesidir. Hekate gecelerin, karanlıkların kızıdır. Bir ay tanrıçası olarak güneşle tamamlayıcı bir ilişkisi vardır. Ayın otuzunda, güneş ayı yakaladığı ve beraber doğdukları zaman, ona üzerinde mumlar olan düz bir pasta sunulur. Hekate ve Apollo yolculuk tanrılarıdır, yolu aydınlatırlar. Apollo gündüz güneşiyle, Hekate gece meşalesiyle. Ateş saçan, ışık saçan, meşale taşıyan, ateş soluyan ve siyah isimleriyle anılır Hekate. Mağaralarda ona tapılır ve onuruna meşaleler yakılır. Hilal şeklindeki ay ve meşale de Hekate’nin sembollerinden birisidir. Ruhların ve yolcuların yol göstericisidir. Üç yol kavşaklarında Tanrıça’ya ay son evresinde olduğu geceler çörek, balık, yumurta ve peynir sunularak tapınılır.
Erken dönemlerde tek vücutlu ve başlı iken, sonraları üç gövdeli tasvir edilir. Bu üçlü form, cennette, dünyada ve ölüler diyarında güce sahip olmasını betimler. Aynı zamanda, doğum, ölüm yaşam üçlemesi de Hekate’nin üçlü formunda vücut bulur. Yeni ay Artemis, Dolunay Selene ve ayın son hali Hekate’dir. Hekate’nin üçlü bedeni bir kadının yaşam evreleri olan kız çocukluğunu, anneliğini ve aneanneliğini de sembolize eder. Persefon, Demeter, Hekate üçlemesinde bereket tanrıçası Demeter’e yeraltı dünyasının hükümdarı tarafından kaçırılan kızı Persefon’un bulunması için yol gösteren kişi Hekate’dir. Hekate’nin gücü geç dönemlerde ve Roma mitolojisinde gitgide azalarak, ölüm, kötü ruhlar ve büyüyle bağdaştırılır. Artık o, yaşlı ve kötü kadındır. Cadılığı vurgulanır. Zeus’un yer altı dünyasına hükmeden kızı olarak anılmaya başlanır. İnsanoğlu; bir zamanlar bolluk ve verimlilik içinde özgür, eşit yaşadığı cenneti bir hükmetme, sahip olma ve savaş meydanına çevirirken, Apelieus’un Metamorfozlar’ında sözünü ettiği güzel ve güçlü Tanrıçalardan Hekate’yi de mitolojide bir cadıya ve yaşlı kadına dönüştürmüştür. Erkek tanrılar ana tanrıçanın yerine geçmiş, Hekate ise korkulan, kötülükleri ve karanlığı yönettiğine inanılan bir büyücü olarak anılmaya başlanmıştır..
Zamanın büyükannesinin sözcüklerini duy: Yaşla beraber, geçmişi anlamak ve geleceğe bir göz atmak imkanı gelir.Bunun yüzden, tekerleğin dönüşünde, geçmiş, gelecektir, ve gelecek, geçmiş. Dünya üzerinde güç arayanlar onun bilgisi ve değiştirilemez gerçekleriyle yüzleşmekten korkar. Gel, eskiden olduğu gibi onu şereflendir, şimdi Bilge Olan’ın, Eski Kahin’in, Yaşlı Kadın’ın sözcüklerini dinle!
Hekate’nin binlerce yıl süren sesssizliği ve hüznü günümüzde Turgut Belediyesi, Kültür Bakanlığı ve Konya Üniversitesi’nin işbirliğiyle gerçekleştirilen Lagina Festivali ile coşkuya dönüşüyor. Adeta, geçmişte Roma devrinde şaşaalı bir şekilde her yıl kutlanan “Hekatesia” şenlikleri yeniden canlandırılıyor. Günümüzde batıda “Paganizm” ve “Cadılık” kavramlarıyla özdeşleştirilen ve sembol kabul edilen “Tanrıça Hekate” ye inanan yabancılar, özellikle Bodrumdan gelen turist kafileleri, meraklı turistler, arkeoloji tutkunları ve çevre halkı giderek artan bir ilgiyle törenlere katılıyorlar. Geleneksel davul zurna karşılamasıyla başlayan törende yöre geziliyor, yöresel müzikler dinleniyor, yemekler yeniyor, kazılar hakkında bilgiler veriliyor, film gösterileri düzenleniyor... Hekate’nin gizemli yaşamı, Lagina’nın kalıntıları arasında gecenin geç saatlerinde , herkesin elini ayağını çekmesinden sonra tüm gizemiyle ve karanlığıyla devam ediyor...
|
||||||
|
||||||
copyright©1999-2006 bodrumlife publications www.bodrumlife.com info@bodrumlife.com
|
||||||